7 Şubat 2017 Salı

Efendi ve Köle Arasında Aşk olur mu?

Efendi ve Köle Arasında Aşk olur mu?


Okurlarım bana sürekli mail atarak yasadıkları ilişkilere dair sorularını soruyorlar.

 Hatta efendilerine soramayıp, nasıl davranacakları konusunda benim perspektifimi soran kişiler de oluyor.

Bunlardan en sık rastlananı da "Efendim ile aşk yaşayabilir miyim?" , "Efendi köle ilişkisinde aşk yaşanabilir mi? " , "Köle, efendisiyle evlenebilir mi?" , "Efendim aramızda aşk olamayacağını söyledi, neden böyle düşünüyor olabilir?"



Bu yazıda biraz bu sorulara kendi bakış açımdan yanıt vermek isterim.





11 Ocak 2017 Çarşamba

Bir Okur Yorumuna Yanıt: Efendi ve Köle Ruh Hastası Mıdır?

 Merhaba...Öncelikle, herkese iyi ve huzurlu ve biraz da umutlu bir yıl diliyorum. Çok ihtiyacımız var buna.
Başlık nasıl? Efendi ve Köle birer ruh hastası mı? Bu nedenle mi böyle bir ilişki kuruyorlar? "Normal sevgi" denilen ilişkiyi kuramıyorlar mı? Tedavi edilmezlerse kendilerine ve birbirlerine ve hatta topluma zarar mı verirler? Bu tür düsüncelere kapılabiliyor bazen insanlar.
Blogumda geçenlerde bir okur yorumu gördüm ve benzer kaygılarla ve yargılarla yorum yapmış. Be cok degerli buldum, bu okuyucunun yorum yazma cabasını. Kendisine yorumlar kısmında yanıt yaziyordum ki, yolla dedigimde karakter sınırına takıldım. Yazımın bir blog yazısı olacak kadar kapsamlı olması sebebi ve karakter sınırını aşma yontemi olarak burada yayınlıyorum. Soru şu adresteki Bla Bla Demiş adlı kullanıcının yorumuna yazılmıstır. Bu yazımın altına da yorumu yapistiyorum. Umarım bla bla ile olan diyalogumuzu begenirsiniz.

BENİM YANITIM:
Sevgili Bla Bla,
Oncelikle hem blogumu takip ettigin hem de ciddiye alip uzunca yorum yazma emegi gosterdigin icin cok tesekkur ederim.
Her geribildirim benim adıma hem bir gelisim firsati, hem de yeni bir seyi kesfetme ve düsünme firsati oluyor. Eger ki uslupluca yazildiysa.

20 Kasım 2016 Pazar

KÖLELİK ÖZGÜRLEŞTİRİR Mİ?


Uzun zamandan sonra tekrar merhaba. Neden yazmıyorum diye bir sürü sitem dolu mail aldıktan sonra  yazmaya karar verdim.

Bu arada bana sorular içeren mailler gelmeye devam ediyor ve ben de zaman buldukça yanıtlıyorum onları.  Bu sorulardan en çok rastlanılanı şu "Hayat zor ve ben irademi teslim ederek kurtulabilir miyim?" Köleniz olursam kanatlanıp özgür bir kuş gibi hissedebilir miyim kendim? vs.


Bu soru bir çok kadının aklına gelmiş bir soru olabilir. En azından bana gelen maillerde buna benzer sorular  ve düsüncelere rastlıyorum. Acaba ben köle miyim? Acaba ben submissive miyim? Acaba köle efendi ilişkisi beni mutlu eder mi? Hadi bakalım bu soruya yanıt vereyim...


3 Haziran 2016 Cuma

KÜSKÜN KÖLE KIZLAR


Sevdiğim bir kadın bana demişti ki "Bu Efendi Köle ilişkisi boş beleş, çalışmasına gerek olmayan adamların işi". Haklısın demiştim. Çünkü efendi köle ilişkisi yaşamak için özellikle Efendi'nin kölesine ayıracak zamanı, rahat edecekleri mekanları vs. olması gerekiyor.

En büyük engel zaman! Köle efendi ilişkisi sıradan bir ilişki olmadığı için , efendinin köleyi ince ince işlemesi, bir takım eğitim ritüellerini yaşamaları, hizmet arzusundaki kölenin efendisine doya doya hizmet etmesi, hatta bolca hata yaparak bu hatalarına uygun cezaları cekmesi hep zaman isteyen ilişki adımları.

Fakat şu tempoda ve sıkışıklıkta efendi köle ilişkisi yorucu olabiliyor:

Yok efendim yarın erkek kalkıcam işe gidicem erken yatmam lazım, yok istanbul trafiğinde hele hele farklı yakalarda oturuluyorsa   bir araya gelmek için trafikte geçecek olan saatler, yok efendim işten geç çıkıyorum sonra goruselim'ler ...Sürer gider  büyük şehirde  ve çalışan efendi ve kölelerin ilişkisinin önündeki zorluklar.

Fakat şu var ki bu zorluklar köle ile efendi arasındaki ilişkinin turnusol kağıdı gibi ilişkinin kalitesini ölçen şeyler aslında. BDSM zaten bir yanıyla zorluklara rağmen varolma işi değil mi? Alın size zorluk. Büyükşehir trafiği, uzayan mesai saatleri, zamansızlık, birbirinden farklı öncelikler falan. Zorluğun en dik alası.

Genelde Efendisine sonsuz sadakat ve aşkla bağlı olan kölelerin en çok mızladığı ve kendince küskünlük yaşamasına neden olan şeylerden biri de bu zorluklar oluyor.  "Efendim benimle yeterince ilgilenmiyorsunuz?" , "Efendim size hizmet etmeme neden izin vermiyorsunuz?"  "Kölesi efendisini çoook özledi" gibi mızlamaları bu yazıyı şu an okuyan Master'lar cok iyi bilirler ve gülümseyerek okuyorlardır şu an.

Ey küçük köle! Sen Grinin Elli Tonu'ndaki gibi multimilyarder playboy takılan adamın , tek işi Efendilik yapip iyi zaman gecirmek olan bir adamın  meraklı bir kızla olan ilişkisini BDSM saniyorsun belki. Bu lanet kitabı biraz da bu yüzden sevmiyorum. BDSM'i cazip kılmasına rağmen  zengin adamın kızı etkilemek icin yaptigi oyunlar boyutunda aktarıyor konuyu...Neyse...


BDSM ilişkisinin zorluklarına rağmen Efendi'ye sadakat ve Köleye sahip olduğunu uzaktan da olsa hissettirebilmek o ilişkinin ne kadar GERCEK ve ne kadar da güclü oldugunun bir gostergesidir aslında.

Yani Tavsan gibi her dakika kolesini sikip kullanma acgozlulugu sergilemeyen  bir efendiyi ben sahsen daha cok takdir ederim. Her an somut olarak tasmasından tutmak zorunda olmadan , cok sık zaman gecirmeden de ruhuna o tasmayı geçirebiliyorsa gerçek efendi odur bence.

Kölelerin mızlanmalarına gelince. Kim  bu ilişkinin KOLAY oldugunu soyledi ki size? BDSM ilişkinin kolay kısmı iradeni teslim etmek ve kararları efendine bırakmak ve teslim olmak. Fakat SABIR en büyük erdemdir derken, sabrını koruman gerekiyor. Bu kısmı kolay degil evet ey kücük köle!:)

7 Ekim 2015 Çarşamba

Kölenin Yalanları Efendi'nin Yalanları


Yalan sanırım BDSM ilişkisinin en büyük düşmanıdır. Bir çok köle efendi ilişkisinde yalansızlık o ilişkinin en temel dayanaklarından biridir.

Yalan ile örtbas edilmeye çalışılan gerçeklik her ne olursa olsun farketmez, köle efendi ilişkisi o durumu gogusleyecek, birlikte üstesinden gelecek, oradan bir öğrenecek ders bulacak kadar güclü bir ilişki biçimidir.

Bu çift yönlü bir yalansızlık halidir. Efendi'den kölesine, kölesinden efendisine....

Efendi kısmını önden anlatıp sonra kölenin yanlansızlığı üzerine yazmak isterim.





6 Ekim 2015 Salı

Efendi Türleri

İçindeki submissive yönlerini keşfeden bir kadın, bununla yüzleşip sonra büyük bir heyecanla kendine bir Efendi bulmaya çalışabilir. Bu gibi durumlarda  kendine her efendi diyenin efendi olmadığını ya da  BDSM ana başlığı içinde farklı efendi türleri olduğunu bilmeyebilir.

Bu yazımda  en çok rastladığım efendi türlerini 3 başlığa ayırdım. Umarım ilginizi çeker.






BDSM ve BİR TERSİNLEME PERSPEKTİFİ

BDSM felsefesi bir tersinlemedir.

Bir şeyi tersinden tarif ederek, sol gösterip "Fa" vurmaktır.

Ayın karanlık yüzü'nden bakarak aydınlığı tarif eden  bir tersinleme...

Birinin köpeği olarak aslında en onurlu yerde durduğunu bilmektir. Tersinden bakarak yücelmedir.

Karanlık taraftan bakınca köle bir deliktir, et parcasıdır, maldır belki...Kölenin kendisini böyle görmesi ve buna göre davranması, "normal"de alcalma gibi görünebilir.  Fakat ama tersinden baktıgında köle  aydınlanmaya doğru yolculuğunda gücünü buradan alır.


15 Eylül 2015 Salı

TEKRAR MERHABA


Uzun zamandır yazmıyordum. Artık elden geldigince yazacağım sanırım. Belki eskisi kadar uzun uzadıya seyler olmasa bile daha sık uğrayacağım bloğa.

Okuyuculardan bazıları mail yoluyla iletişime geçip neden yazmadıgımı soruyorlar. Yazmak mı yaşamak mı deseler, elbette yaşamak derim.  Bazen hayat öyle güçlü  şekilde sizi etkisi altına alıyor ki, o etkiyi siz öyle seviyorsunuz ki yazmak  ve kavramlar anlamsız kalıyor.

Bir senaryo yazarı mı olmak istersiniz yoksa o senaryodaki kahraman mı?


Benim yaşadığım durum da , o roman ya da senaryodaki kahraman gibi olay ve duyguların sarmaladığı ruh halinde olmayı tercih etmemden kaynaklandı. Blog yazmak vs. anlamsızlaştı 2 yıl kadar:)

Şimdi de o kadar anlamlı olmasa bile, bana gelen sorular, mailler vs. ile  zaman zaman kısa yazılar yazabilirim diye düşünüyorum burada.

Çünkü zaten bloğu açmamdaki ana fikirin altını dolduracak yeterince şey yazdım. Şimdi sadece "soruları alalım"  aşamasına geldik diyebilirim.

Geçen  gün eski kölelerimden biri  yıllar sonra bana mesaj yoluyla şunu söyledi : " Benim için  köle efendi ilişkisi artık anlamını kaybetti, ama sizi hep içimde taşıyorum,bizimki özel bir ilişkiymiş, bir romandan çıkmış gibi hissediyorum o zamanları anımsayınca"  dedi.

Yanıtım şu oldu: Benim her zaman söylediğim şey "köle efendi ilişkisi" kısmında kölelik ya da efendilik değil İLİŞKİ kelimesine odaklanmak gerekir .İlişkiyi aranızda çok iyi kurduysanız, köle ve efendi konumlandırması da anlamlı olur. Yok eğer ilişki anlamsızsa, kölelik ve efendilik de saçma bir hal alıyor.

Karşılıklı anlam ifade eden, ortak bir öyküyü yazmaya  cesaretlendiren , eşsiz, biricik, kendi içinde sınırsız ve özgür bir ilişkiyi kurarsanız köle efendi boyutu da, isterseniz romantik aşık boyutu da cok güzel akar gider. Bu nedenle köle efendi ilişkisi dedigimizde ilk iki kelimeye değil, son kelime olan ilişki kelimesine odaklanmayı tavsiye ediyorum.

Sevgiler
REDDOMINUM

23 Mayıs 2015 Cumartesi

Efendi sosyal ilişkilerinde nelerden nefret eder?

Zaman zaman hala mailler geliyor. "yazmaya devam etmelisiniz" vs. seklinde.

Bugün bloguma baktım ve eskiden basladıgım fakat "taslak"lara kaydettiğim bir yazıma rastladım. Onu yayınlamak istedim.
-----
"Efendinin güçlü, sogukkanlı, bilge yanlarının altındaki  aslında güclüklerle ugrasmak durumundaki bir "gizli yüz"ü oldugunu bir çok yazımda anlattım. Kole olmak bu anlamda Efendi olmaktan daha kolay diye bir çok kez belirtmiştim.
Efendinin sosyal ilişkilerinde de, kole efendi ilişkisinin alışkanlık ve  refleksleri vardır. Bu nedenle, bir efendi biriyle arkadas oldugunda  çekilmez bir adam olabilir. Zira, her türlü ilişkisinde erdem bekler, ya da karsısındaki erdemsiz olsa bile ilişkinin iyi yürümesi ve ilişkinin erdemini kontrol altında tutmak ister. Bu nedenle bir efendi kolesiyle olan ilişkisi dısındaki sosyal ilişkilerinde  bazı seylerden nefret eden bir adamdır.

6 Aralık 2014 Cumartesi

İsmimin rengi RED

Uzun bir aradan sonra merhaba....Geçenlerde bir sayfa buldum internette. Sacma sapan testlerden biri işte. İsim renginizi cikariyor. Benimki ne cikti dersiniz? RED:))..Bunu gorunce blogumu anımsadım ve buraya yazayım bunu dedim...:)


Buradan yola çıkarak insanın doğuştan getirdiği, değişmeyen bazı özellikler olduğunu tekrar anımsadım. İçe dönüklük, adrenalin bağımlılığı, otoriterlik, başarıya odaklanma, hakimiyet kurma hissi, itaat etme hissi vs.

Arada bir blogdan bana  "acaba submissive miyim?" vs. gibi soru soran sevgili okurlarımın bilmesi gereken şey bu. İçinizde bu şey ya vardır ya yoktur. Arası yok. Varsa bazen bunu kabul etmekte zorlanabilirsiniz bu cok normal. Zamanla submissive oldugunuzu kabul etmek sizin buna ne kadar hazır oldugunuza baglı. Bazı okurlarım benimle yaşadıkları şeyleri paylaşıyorlar email üzerinden... Birçoğunda kendini eskiden mistress ya da efendi sandıklarını fakat bir süre sonra  aslında ne kadar submissive olduklarını farkettikleri yazıyor...

Ruhunuzun temel güdüleri hep aynıdır ve değişmez. Sonradan ogrendiginiz şeyler icinizde yoksa cok da bir şey ifade etmez. Mesela paraşütle atlamayı sonradan ogrenebilir ve atlayabilirsiniz fakat cocuklugunuzdan beri parasütle vs. atlama yapmak gibi güdülere  sahip değilseniz asla maceracı bir ruha sahip degilsinizdir...bunun gibi...

25 Nisan 2014 Cuma

DELİLİĞİNİZ SİZİN AYNANIZDIR


İnsan varlığı deliliğe gönderimde bulunmaksızın anlaşılamaz. İnsan deliliği özgürlüğünün
sınırı olarak içinde taşımaksızın insan olamaz” (Jacques Lacan)

(Uzunca bir aradan sonra tekrar merhaba. Neden yazmıyorsunuz diye gelen maillerden sonra cidden tekrar yazmak için zaman ayırmam gerektiğini farkettim. Hala BDSM konusunda aynı dengeli, erdemli felsefede duran insanların oldugunu gormek beni tekrar yazmaya motive ediyor. Teşekkürler -- RedDominum)

Hiç sıradışı bir hissiniz, ya da herkesten gizlice yaptığınız delice(!) bir şeyden dolayı kendinizden şüphe ettiniz mi?

Ya akıl sağlığım yerinde değilse diye kendinize endiseyle baktınız mi? Başka insanların yapmadığı ya da hissetmediği (En azından öyle olduğunu sanıyoruz) şeyleri hissediyor ya da yapıyor olmak sizde nasıl bir his yaratıyor? Deliliğe yakın bir his mi? Normal değilim ben mi diyorsunuz kendinize? Ya da benim kadar kendinizi sorgulamadan her türlü sıradışılığınızla barışık mısınız?

Öncelikle iyi haber...

21 Kasım 2013 Perşembe

İtaat Bağlarına Göre Köle Türleri ve İdeal Köle Hakkında

KÖLE İLE EFENDİ ARASINDA NE TÜR BAĞLAR VARDIR?
Birçok kadın okurum bana mesaj yazmaya devam ediyor. Özellikle efendileri ya da efendisi olmasını hayal ettigi erkek arkadasları  ya da kendi içlerindeki itaat hisleri konusunda bana danışıyorlar. Güzin Abla gibi hissettiğim olmuyor değil:)

Bu soruların sahiplerine fikir vermek adına  itaat bağlarını yazmaya karar verdim. Cok bilinen literatürde de geçen kavramları bir anımsatmakta yarar var. Literatür derken BDSM literatürü degil gayet modern sosyoloji literatüründen sözediyorum:)









Gelelim yazımıza....

Efendinin Otoritesi ve Kölenin İtaati

Uzun zamandır yazmadım. Yoğunluk ve bir geçiş dönemi diyebiliriz özel hayatımda...Ama kafamda blog icin notların hep var. Yine her zamanki doğaçlama tarzımla bunları yazıya dökmeye çalışacağım. Genelde geceleri yatmadan önce zaman ayırabildigim icin yine biraz hızlı ve genel olacak bu da sanırım.

Gelelim yazımıza.... Bu yazıda İtaat ve Otorite kavramından sözedeceğim.










9 Eylül 2013 Pazartesi

Herşey Seks Mi?



İçlerine sinmeyen  bir takım  ilişkiler hakkında konuşulurken bazı kişilerin şu yorumları yaptıgını biliriz.
 
- “olaya sadece seks gözüyle bakıyor”
-“İçinde duygu olmayan bir ilişki”
-“Hayatta herşey seks değil”
-"Sürekli seksten söz ediyor"
BDSM gözlüğüyle (Elbette ki RED DOMINUM’un subjektif gözlüğüyle) baktığımızda ise  bu yaklaşımları şöyle analiz edebilirim.