7 Şubat 2017 Salı

Efendi ve Köle Arasında Aşk olur mu?

Efendi ve Köle Arasında Aşk olur mu?


Okurlarım bana sürekli mail atarak yasadıkları ilişkilere dair sorularını soruyorlar.

 Hatta efendilerine soramayıp, nasıl davranacakları konusunda benim perspektifimi soran kişiler de oluyor.

Bunlardan en sık rastlananı da "Efendim ile aşk yaşayabilir miyim?" , "Efendi köle ilişkisinde aşk yaşanabilir mi? " , "Köle, efendisiyle evlenebilir mi?" , "Efendim aramızda aşk olamayacağını söyledi, neden böyle düşünüyor olabilir?"



Bu yazıda biraz bu sorulara kendi bakış açımdan yanıt vermek isterim.






Köle okuyucular once bunu Efendileriyle konussunlar derim. Ama durum umutsuzsa , yazıyı okumak da belki yararlı olur:)


Öncelikle, bir efendi ile köle arasındaki ilişkinin "aşktan da öte" bir ilişki olabileceğini yazdım defalarca. Yine anımsatmak isterim.

Zaten aşk diye bildiğimiz ilişki, şu an çevremizde gördüğümüz tatlı romantik seksi  ve kurumsallasmış sevgililik ilişkileri ise, bunu kastediyorsanız, zaten bu ilişkilerin geneline karşı tavrım belli.

Çevremizdeki Aşk İlişkileri ve Çürüme:

 Yalan, zaafları gizlemek, aldatmak, iki taraflı olarak kadın ve erkeğin duygularını bastırması, içsel duygular üzerine iktidarlar kurulması, dışarıdan toplum tarafından kabul gören ve yaygın bir ilişki bicimi olsa bile , bir çok aşk ilişkisinin yıpratıcı, yalana ve "mış" gibi durumlarıyla hayatta kalan ilişkiler olduğunu duşunuyorum.

Örneğin eğer bir kadın ,aşk ilişkisi içindeyken, başka bir adamdan anlık bile olsa hoslanmışsa bunu  "hayatımın askı" dediği erkekle paylaşmaktan çekinir. Gider en yakın kankası olan bir kız arkadaşına anlatır. Anlatırken de," acaba bu kız,  diğer adamdan hoşlandıgımı başkalarına anlatır mı?"   "Erkek arkadaşımın kulağına gider mi ?"  gibi kaygılar taşır.

Aşk ilişkisi kendi içinde mikro iktidarlar taşır.  Bu konuda Gündüz Vassaf'ın "Cehenneme Ovgü" kitabındaki "Ah minel aşk" bölümünü okuyabilirsiniz.  O herkesin kutsadığı aşk ilişkisinin asıl mikro iktidarlar  üretip özgürlükleri nasıl sınırlanrdığını ve içten içe çürümeye mahkum bir şey olduğunu görürsünüz. Hepsi için söylemiyorum tabi ki bunu. Özgürlüğü sindirmiş aşk ilişkileri yasayanlar da var ve mümkündür bu.

Bu bağlamda bakınca, sıra dışı bir ilişki türü olarak ve bir özgürlük ilişkisi türü olarak Efendi Köle ilişkisinin aşktan daha büyük tutku , aşktan daha güçlü bir  bağ ve aşktan daha sınırsız bir özgürlük  üreten bir ilişki biçimi olmasını bekleriz.

Efendinin Olduğu Yerde Özgürlük Olur Mu?

Şimdi birileri çıkıp, " Bu Red Dominum saçmalıyor. Kölenin ya da Efendinin olduğu yerde özgürlükten söz ediyor" diye düşünebilir.   Köle efendi ilişkisi gelişme ve özgürleşme ilişkisidir. Ama tersten gider bu özgürlük yoluna Efendi ve Köle.
Köle kendini geliştirmesi için geri adım atar ve efendiye yol açar, efendi de kölenin açtığı alanı doldurur. Bu ne demek?  Kölenin kendi içinde bastırdığı ve bu toplumsal ilişkiler düzleminde yaşayamayacağını düşündüğü  hislerini, Efendisine açmasıdır.  Efendi yargılamaz bu hisleri. Efendiye kölenin  ya da bir insanın içinden her türlü his, dürtü, duygu, tutku , düşünce geçebilir. İnsanlar özgürdür. Bu hislerini bastırmak yerine bu hislerle yüzleştikleri zaman suçluluk hissetmeden özgür hissedeceklerdir.


Örneğin, itaat etmekten, yönlendirilmekten  ya da cinsel olarak etrafındaki erkekleri etkilemekten haz alan bir sürü kadın var. Fakat bunların çogu sıradan vanilya tarzı  normal ilişkiler yürütürler. Evli olmasına ragmen bile kocasına dahi  bu hislerini açamayanlar var. Bu kadının özgürlügünden soz edebilir miyiz? Kendini ifade özgürlügü bile yoktur.  Canımın yanmasından, aşagılanmaktan ya da garsona , taksiciye kur yapmaktan hoşlanıyorum demek, bunu sozel bile olsa ifade edebilme ozgürlügü var mıdır? Cogu kez yoktur.

Oysa köle efendi ilişkisinde ayıplama, yargılama yoktur. Aksine efendi-köle ilişkisi, insanı  "içinden her türlü dürtünün ve duygunun geçebildiği" bir varlık olarak görür.  Her türlü duygu ve dürtüyü yargılamadan  dogal  bir sekilde ele alır. Efendi kole ilişkisinde duyguyu ayıplamak ve bastırmak yerine tam tersi bunlarla yüzleşme fırsatı vardır. Yüzleşip bu hisleri anlamak, gerekirse o hisleri aşmak, gerekirse de "güvenli şekilde" o hisleri birlikte hayata geçirmek gerekebilir. Önemli olan ilk adımı atmak.....
Bu hisleri dile getirmek, bunlarla "suçluluk hissi duymadan " yüzleşebilmek İLK BÜYÜK ÖZGÜRLEŞME ADIMIDIR.

Efendi köle ilişkisinde özgürlük , kendi gibi olma ve duygularına sahip çıkma ve hayatını buna göre regule etme, düzenleme temel noktadır. Bu anlamda, sıradan aşk ilişkileri, özgürlük bağlamında, suçluluk duymama baglamında  köle efendi ilişkisinin gerisinde kalır. Efendi kole ilişkisi ruhsal bir özgürlük platformudur ve  insan ozgur hissettigi her platforma aşkla bakar , sahiplenir , o ilişkiye tutkuyla baglanır.


Ben Şimdi Bir Köleyim Efendime Aşık Olabilir Miyim?

Efendine aşık olmazsan hata zaten. Efendim dediğin, ruhunu, sırlarını, en ezilmis yanlarını, suçluluk yaratan duygularını ve arzularını, bedenini, iradeni teslim ettiğin erkek saçma bir öküz degildir herhalde. Romantik bir fransız filmindeki o gizemli ve çekici adamdır artık o saatten sonra senin için. Tutkuyla her şeyini bir baba, bir sevgili, bir yönetici  gibi teslim ettiğin adamdır. Elbette ona aşık olman çok doğal ve anlasılır bir sey.  (Patolojik olarak mazoşist olan kadınlar ayrı tabi. Onlar bu yazının kapsamı dışında... Onlar gider, bir takı adamların onu fiziksel olarak kullanıp ona bir sey katmadan  canlarını yakmasını, kendilerini siktirmeyi vs. seviyor olabilirler.  Ben biliyorsunuz patolojik mazosistlere pek yaklaşmamaya çalişiyorum. )

Efendinize aşık olun. Tutkuyla onu hayal edin. Bunun tadını cıkartın zaten.

Fakat asık  olmak ile "aşk ilişkisi" yasamak farklı şeylerdir. Efendiniz sizin sevgilinizdir. Her şeyiniz onundur. Ama klasik sevgili ilişkisinde romantizmi ve öğrenilmiş davranışları beklemeyin. Cünkü eğer ki emek verdiginiz kole efendi ilişkisini klasik bir sevgililik ilişkisi gibi yasamaya başladığınızda, tekrar o   toplumsal iktidar olusturan, bence "tutucu ve gerici"  ask ilişkisinin kurallarına gerileyebilirsiniz. Çıktığınız zirveden aşağı dogru kaymaktır bu.

Peki Köle Efendi İlişkisinde İlişki Boyut Değiştirebilir Mi?

Elbette. Neden olmasın? İlişkiler de dogan , gelişen büyüyen ve dönüşen seylerdir. Efendi sizin itaatinizden, varoluşunuzdan,teninizden, sadece cok güzel gülümsüyor oluşunuzdan, tamamen sizi kendine ait gördügünden ya da herhangi basit bir sebepten dolayı , ilişkinin bir noktasında artık sizinle yasamak isteyebilir. Sizi sevgilisi olarak görmek isteyebilir.

Benim bu durumda tavsiyem şudur. Sevgili olsanız bile yayılmamak, aşırı gevşememek, senli benli konuşmaya başlasanız bile,  efendinin mentorluguna, kocluguna ve yonlendirmesine saygı duydugunuzu gostermek olacaktır.

Efendilere de tavsiyem şudur: Köleniz ile sevgililik ilişkisine geçerseniz, ona sunduğunuz mentorlugu sürdürmeniz yararlı olacaktır. Cünkü ilişkiniz  "itaat" ilişkisi olarak basladı en basta. 1 yıl sonra kole efendi ilişkisinden sevgililige gecişte bile, gündelik hayattaki sıradan aşk ilişkilerine  dönüşme riskini efendi yönetmelidir.

Örneğin köleyken  kadını kıskanmıyor  ve ne bileyim baska bir adama becertiyorsa, sevgiliyken bir anda kıskanç bir adama dönuşen bir efendi, her şeyden önce kendiyle çelismis olur.

Kazanılan özgurlukler, kazanılan topraklar geri adım atmak icin degildir. Geldiğiniz özgürlük noktasını bundan boyel sevgili rolüyle ve kimlikleriyle sürdürmektir tek yapmanız gereken bence. Köle efendilikten sevgililiğe geciş budur bence. Sevgili olunca, sanki hic kole efendi ilişki yokmus gibi yasamak  iliskiyi sıradan sevgililerin batmaya mahkum olduğu yalan, içe atma, bastırma, kıskanclık, mikro iktidarların kurulması gibi çürümelere götürür.

Örneğin Reddominum ve Aşka Dönüşen BDSM İlişkileri

Cok genel seyler yazdıgtımı ve magazinel , kendime dair şeyler okumak istedigimi soyluyor bazı  okuyucularım.  Bu kez bir farklılık yapip kendimden söz edecegim. Ama sırf örnek olması için...


Sanırım 3 kölemi çok sevdim , aşkla sevdim

Birisi 20'li yaslarımın sonunda ve BDSM ile yeni tanıstıgım ilk yıllarda oldu....İtaatkar kızlar , kadınlar vs. hayatımda kole olarak vardılar. Bir anda nick'i Justine olan bir kadınla bir internet sitesinde tanıstım. Ve garip bir sekilde baglandık. Köle efendi ilişkisi seklinde yürüdü. Sonra o kadınla kendimi cok iyi hissettigimi farkettim.  Justine ile senli benli konusmaya gecmemiz 5 ayı falan bulmadı... Onun evine gidip karsılıklı oturup ickilerimiz alıp, içimizde kimseye anlatamadıgımız seyleri paylasırdık uzun uzun.... Felsefi ve psikolojik bir boyutu olan lezzetli sohbetler ve en edepsiz ve  sert seks seansları.... Sonra hayatlarımızdaki, burada anlatamayacagım bir takım durumlarımızdan dolayı her kesin kendi yoluna gitmesi gerekti. Dişiköle , blogunu kapatmadan önce bir yazı yazmıstı bu kadınla yani Justine ile  ilgili. Dısarıda bir gece kulübünde bu kadına rastladım. Yanımda disikole vardı. Bu kadını (Justine) Dişikole ile tanıstırdım. Sevdiler birbirlerini. Sonra kadınlar tuvaletinde Disikoleye bir seyler soylemis Justine. "Reddominum senin efendin oldugu icin sanslısın"  türünden. Disikole de bu konusmayı kendi blogunda yazmıstı....Neyse işte...Birisi buydu sevgili ve aşk ilişkisi yaşadıgım kölelerim arasında...


Bir digeri tabi ki Dişikole. 2 yıl kadar süren ilişkinin hiç bir aşamasında  köle efendi disiplini bozulmadı. Fakat öyle bir aşkla süren bir ilişkiydi ki,  kendimi o denli ona odaklamıstım ki, disiplini bozmadan sevgili gibi aşkla  örülü bir ilişkimiz oldugunu soyleyebilirim. Bugün bu durum , geriye dönüp bakınca daha net net benim için.

Hmm tabi ki orada eksik yaptıgım bir sey oldu. Dişikole'ye aşkımı söylesem de, ona bunu iyi ifade edemedigimi  goruyorum şu an. Bence hala büyük bir aşk ve farklı bir formda sevgililik ilişkisi yaşanmıstır onunla olan köle efendi ilişkimizde diyebilirim.

Sonuncusu da Dişikole'den sonra  karsıma cıkan, BDSM'e meraklı  genc bir kadın. Adına Unicorn diyelim şimdilik.  Unicorn'un kölem olma talebi yoktu. Sadece onu kullanmamı ve BDSM'in nasıl bir sey oldugunu, deneysel bir şekilde tadımlamak istediğini anladım. Fakat daha ilk baş başa kalısımızdan itibaren aramızda olusan bag dogrudan kole efendi ilişkisine dönüstü. İnanılmaz iradeli, duruşu ve tavrı olan, uyum saglayan bir yapısı vardı . Bu beni etkiledi. İlişkinin 1. yılı dolmak üzereyken , aslında  itaatkar kumaşının cok fazla olmadıgını  Unicorn'a anımsattım....Mesela Dişikole'de bu kumaş vardı ve normal ilişkiye gecmek  tüm yapıyı bozabilirdi. Bu nedenle Dişiköle ile  köle efendisi ilişkisi  kuralları ile ilişkiyi aşka dönüstürdük. Fakat bu kızda, yani Unicorn'da  zaten köle kumaşı cok guclu degildi. Ve  bu son köleme  1 yıl sonunda dedim ki  " Artık bana sen diye hitap edebilirsin, senin efendin degilim, seninle sevgiliyiz biz".   Bu serseri Unicorn, hemen zırt diye SEN Demeye başladı tabi ki:))) İlk basta biraz bozuldum ama alıstım. Fakat,  yukarıdaki yazıda da belirttigim gibi,  köle efendi kimliğimizden sevgili kimligine geçerken , DAHA ÖNCEKİ KAZANIMLARI BIRAKMADIK, cope atmadık, geri adıma atmadık. Yani sıradan sevgililer gibi degildik. Gerek kıskanclık, gerek yalan soylemek, gerek aldatmak, gerek  tek eslilik takıntısı,  gerek duygularımız bastırmak , gerek cinsellik vb. konularında BDSM'De kazandıgımız ozgurlukleri sevgililikte sürdürdük.


ÖZETLE

Özetlemek gerekirse köle ve efendi ilişkisi, eger hakkını verebilecek zaman ve fırsat ve çaba varsa doğal olarak aşkı sollar geçer, aşktan da ileri gider.

Kölenin efendisine ilk günden beri aşık olmasında sakınca yok, hatta ideali budur.

Efendi kölesini cok sever fakat nasıl bir ilişki yürütmek istiyorsa buna o karar verir. Kendi içinde  ZAMAN'la  kolesine asık oluyorsa onunla ya kole efendi formatında ask yasayabilir, ya da kole efendi ozgurlugunü elden birakmadan  sevgililik ilişkisi kurabilir.

Benim dişikoleyle kurdugum, kole efendi ilişki formatında bir aşktı, ondan sonra karsıma çıkan Unicorn ile kurdugumuz ilişkisi ilse, köle efendi ilişkisi formatından çıkmış sevgili formatında yasanan bir aşktı. Sadece görünüm degisik ama özde aşktan da öte bir aşk denilebilir.









10 yorum:

Dişi Köle dedi ki...

:.) Elinize sağlık.. Yazınız ağlattı beni.
Aşktan da öte hakikaten.
İnsanın hayatında çok nadir yaşayabileceği duygular.. çok kıymetli o yüzden.

Red Dominum dedi ki...

Güzeller güzeli "Dişiköle". İçtenlik karsısında aglayabilmek seni sen yapan güzel yönlerinden biri. Aşk'tan da öte olmasa bugun hala bloga gelip bunları ifade etmezdin.... Blogu gozyaslarınla "neselendirdin". İnsanın hayatında gozyasıyla nese vermesi de cok ender yasanır...İyi ki varsın...

Biten ilişkilerin de kutlanması önemli. Yeter ki güzel bitsin, çirkinlik olmadan bitsin. Evet iyi seyler baglıyor bizleri birbirimize.... Hep mutlulukla sevgiyle ve donusumle kal!

Adsız dedi ki...

Her şey iyi güzel ama yazım yanlışları akışı çok bozuyor. Eski yazılarınızda buna daha çok dikkat ediyordunuz. Bence önemsenmesi gereken bir detay. Sevgiler :)

Adsız dedi ki...

Great Work :))

Red Dominum dedi ki...

Tesekkurler üstad...:) Ya da Adsız:)

kırmızı dedi ki...

çok güzel ve içten bir yazı olmuş, kaleminize sağlık. her insanın sevebilme kapasitesi kutlanmaya değer bir yetenektir bence.
her efendimi aşkla sevdim, aşk olmazsa olmaz benim için. -he, iki dene efendim oldu, ama olsun-
bununla birlikte şahsen efendimin bana aşık olmasını istemezdim. aşk bir şekilde dominasyonu etkiliyor. evet biliyorum sevgili red; aşkın, ilişkinin dinamiğini değiştirmemesi gerektiğini de anlatmışsınız ama, evdeki hesap çarşıya uymuyor çoğu zaman:)
gözlerindeki ışıldamayı ve sevgiyi gördükten bir süre sonra "kıyamamalar, affetmeler" başlıyor ki; bence bu, d/s ilişkisinin doğasına aykırı. bendeki güven duygusu o noktada kaybolmaya başlıyor maalesef. çünkü sadece "kendim" olarak, efendimi manipüle edebileceğimin farkına varıyorum. havva'nın adem'e elmayı yedirmesine kadar dayanır bu olay:)
tekrar belirteyim; bu duygular sadece kişisel gözlemlerime dayanıyor.
sizin gözlemlerinizi okumak ise ruhuma bir şölendi, teşekkür ederim.
selamlar, sevgiler...

Red Dominum dedi ki...

Sevgili Kırmızı,

Uzun zamandır okuyucu yorumları arasındaki "en şölenli" yorumu yazdıgın icin tesekkurler. Yazın, düsünceyi tetikler nitleikte.
Elbette efendini aşka seveceksin.... ben de tam bunu yazdım ve senin hemen bunu teyitlemen , dogru yolda oldugumu anımsattı bana. Ya da okurlar arasından, bundan suphe duyanlar varsa onları da aydınlatmıs oldun. Asık degilsen asıl hata dedigim bu. Onca duygu , paylasım, emek varken asık olmuyorsan orada bir sıkıntı veya yanlıs eşleşme vardır diye bakarım ben dedim. Sen de zaten bunu destekledin...Teşekkürler.

Bu aradaki aşklı durum, ilişkinin dinamigini "EĞER Kİ KOLEDE GERÇEK KOLE KUMASI VARSA" degistirmemeli. Eger ben disikoleyle sevgili ilişkisine girseydim hiç bir büyüsü kalmaz boku cıkardı. Zaten o da bunun farkına vardı. Acı cekme bedelini odemek pahasına bu büyülü bagı korumayı tercih ettti diye bir ornek vermistim.
ğ
ğEvdeki hesap çarsıya uymayabilir de. Ama o zaman kadında kole kuması yoktur. Efendi canımların cicimlerin , affetmelerin dozunu kacırabilir.

TAvsiyem DS iliskisinin dogasına aykırı gibi yargılardan kendini ozgurlestirmen olurdu. Amacımız bu ilişkiler sırasında, BDSM iliskisinin dogasını bir tanrısal kural gibi korumak mı? Yoksa dogal ve otantik ve spontan akısında ilişkide %100 var olabilmek mi? Adı BDSM olmasın bana ne...BDSM dogasına uymasın umrumda degil....İlişki dogal akısında baska bir evrim geciriyorsa o da kabulumdur....Ben senden farklı oalrak boyle bakiyorum. İlla BDSM'i korumak degil amacım. BDSM tanrı, Kabe, Kutsal kitap falan degil. BDSM bir insan olarak REd DOminum ya da onun kolesinin kendini ifade etmesi için bir ARAÇ'Tır sadece. Sıradan bir ARAÇ ve SIRADAN BİR YOLDUR....

Kusura bakma, onca onure edici ve aylardır aldıgım en keyifli mesajın sahibi olarak, sana saygın geregi, farklı dusuncemi de belirtmek, sana karsı sorumlulugumdur. Erdemli olacaksak farkımızı da saldırmadan, suclamadan, sadece ortaya serrebilmemiz gerekiyor. Ben BDSM'e uymuyor diye ilişkinin spontan ve otonatik akısını bozmam. Spontan akısı sevgililik ise, hatta karikatürize bir örenek vereeyim , spontan akışı efendinin köle ile rolleri degismesi ise onu da anlarım. BDSM senin ve efendinin kopegi olsun....Aslolan spontan , an'da kalan ve an'ı anlamlandıran degisim ve davranıstır.

"Bu durum BDSM'e ters" mantıgında ben senden farklı dusunuyorum...

Koleye kıyamamamalar, affetmeler de o an KUTLANASI , belki BDSM Olmayan, Ama farklı bir durumdur...

Demissin ki, o an efendimi manupule edebilecegimin farkına variyorum. Evet olabilri. Bunu gorebilirsin. Bunu gormek EFENDİNİ ZAYİF BİR ERKEK , ya da manupule edilebiecek bir erkek olarak gormek midir? Yoksa, bunu gormek, efendim nasıl ULVİ Bir insan ki, benim gibi aşağılıkl bir köleye bile , kölenin cabasını gorup kıyamıyor ve aşkla bakabilyior demeyi mi getirir?

Güzel bir konu...Üstüne 3 yazı yazabilirim. Teşekkürler katkıların için. Kusursuz bir katkı degil, ama bana düsünce ürettiren güzel kusurlar içeren bir katkı oldu. Beyninin çalışma tarzını sevdim, ama efendine şunu soyle "Efendim ben, bazen basit cıkarımlar yaparken, alttaki anlam üreten mekanizmaları kacırabiliyorum, genllemeler sanırım yakında bana ilişkimiz hakkında, hatalı degerlendirmeler yaptıracak"....Alarm üretmen gerekebilir bence senin. HAddim degil, kusura bakma, ama bir okur olarak yazdıysan bana, o samimiyetle bir tavsiye vermek istedim.
BDSM ilişkisinin DOGASI Dedigin seyi AMAC, efendini ise o amac icin bir aracsallık ekseninde goruyorsan efendinin sana gosterdigi her şefkat , sana zaaf olarak gelecek, BDSM tutkun icin efendinle olan ilişkinden yılabileceksin bence. Haddimi astıysam ozur dilerken aynı zamanda bana gece gece bunları yazdıracak coskulu bir düsünce geliştirme heyecanı tasıdıgın icin de tesekkur ederim. Calakalem yazdım, yazım hatası takıntılılar uyarmasın bosuna. goruyorum yazım hatalarını ama duzeltmek icin zaman ayırmıyorum:)))

kırmızı dedi ki...

Teşekkür ederim:)
O güzel zekanızla içinde bulunduğum halet-i ruhiyeyi tanımlamış, ve çok güzel bir tavsiyede bulunmuşsunuz.
Tabii ki her ilişki kendi içinde özeldir; efendimin bana yaşattığı duygusal hazlar veya kendimi bulma yolculuğumda bana yaptığı rehberlik ve liderlik paha biçilemez.
Sadece başlığın belirttiği konuyu irdelemiştim.
İlişkiler gereksinim ve eğilimlere göre belirlenmez mi? Sevgili aşkla bakmalı, efendi ise memnuniyetle. Kalıplara sokuyor olabilirim, ama belki de ihtiyacım olan budur?..
Değerli cevabınız için tekrar teşekkür ederim.
Sevgilerimle:)

Red Dominum dedi ki...

Kırmızı selam....

Başlığın belirttigi konuyu iredelemiştim sadece diyorsun. Ben de irdeledigin konuya , seni yargılamadan (kimim ki yargılayayım ayrıca) sadece kendi bakış açımdan yanıt verdim.

Efendim böyle yapmamalı ben boyle yapmalıyım gibi genellemelere oldum olası hiç inancım yok. Hayat bu genellemelerin tam aksini , kıvırıp bizim bir tarafına sokmakta çok usta çünkü. O zaman efendi ile kole arasındaki bağ'dır asıl olan. Evrendeki her şey gibi bu ilişkiler de evrilir. Evrilmesi , sırf BDSM'e aykırı diye kotu bir sey degil. Efendiyi aciz, koleyi de küstah yapmaz.
Zaten senin bakıs acına yakın olan ornek Disikoleydi, disikoleyle evlensek bile onun kole olarak kalıp bu degisim donusum kendini bir mimar estetigiyle insa etme süreci hic bitmezdi. Ama bir baskasında bunun evrilmesi geregi dogmustu...

Katıldıgım en onemli cümlen "iliskiler gereksinim egilimi ile belirleni" cümlen oldu... Evet tam da da bunu diyorum. Bazı ilişkiler BDSM formuna artık gereksinim duymayabilir. Baska bir forma gereksinim duyar. Bu form, illa ki klasik aşk ilişkisi degildir.

Her durumda bizlerin gereksinimi olan şey, "aştan da öte" olan ilişkiler...Bu bdsm olur ya da adı koyumamıs ama iki kisi tarafından tanımlanacak henuz bilmedigimiz iliski türleri olur...Ama aşktan da öte olması sanırım en büyük ihtiyacımız bu noktadan sonra...

Sevgiler

Adsız dedi ki...

Yazılarınızın hepsini okudum ve cidden güzel düşüncelerinizi okumak bana çok şey kattı.Fazla uzatıp saçmalamak istemiyorum,umarım yazmaya devam edersiniz