Bir önceki yazımda belirttiğim şey, gerçekten güçlü bir efendi köle ilişkisinde, sadece rituellerle, aşağılayıcı hitaplarla ya da bondage show ile bu işin olmayacağıydı.
Efendiliğin ve köleliğin oluşturduğu bağın derin ve hiç bir urganın halatın bağlayamayacağı kadar sağlam bir bağ olduğuydu.
Şunu da eklemek isterim, efendinin rolü, dayatılan ilişki düzlemlerinden ve toplumsal ahlak gürültüsünden kurtuluşta, kölenin yolunu aydınlatmaktır. Ona ışık tutmaktır bir anlamda.
Fakat efendi başlarda bir GÜNEŞ gibi köleye aydınlık olsa da, bazen o güneş kölenin gözlerini fazla kamaştırabilir. Dolayısıyla da, köle bir süre sonra efendisinin güneş ışığından dolayı , gökyüzündeki yıldızları göremeyebilir.

Tabi niyetiniz, ömür boyu onu size bağımlı ve güçsüz bir halde tutmak değil de, onun da bu tekamül yolcuğunda başı dik ve güçlü bir insan olmasını sağlamaksa...
Önce güneş olup yol gösterip, sonra yeterince ilişkiyi güçlendirip kendini dolunay moduna çekmek de , o efendinin kendi egosu ile mücadelesini gerektirir. Bir anda küçük yavru köpegin, uslu hizmetkarın önünden, gönüllü olarak çekilip, ona biraz daha özgür alanlar bırakabilmek, eski alışkanlıkların bazılarından vazgeçmek efendi için zordur. Ama bunun karışılığında kölenin kendini biraz daha net ifade etme özgülüğü, efendisini biraz daha mentor ve danışılan bir konuma koyması ve kölenin kendi yolculuğunda önemli adımlar atması gibi olumlu sonuçları olacaktır.
İşin özü...Köle efendi ilişkisi, kuralları net bir kontratla başlasa da , asla statik bir ilişki değildir. Aksine, bir çok ilişkiden (evlilik ilişkisi, sevgililik, ebeveyn-cocuk ilişkisi vb) çok daha fazla dinamiktir. Dinamik olmak zorundadır. Bu bir disiplin ilişkisi olduğu kadar, değişim, gelişim ve dönüşüm ilişkisidir.
Köle zaten tanımı ve sizin yanınızda gönüllü olarak varolması ile hamur gibi yoğurulmaya , eğitilmeye yani dönüşmeye hazırdır. Orada sorun yok. Bu tür ilişkilerde asıl sorun, efendilerin bu dinamik ilişkide, kendi rollerini dönüştürmeye ne kadar hazır olduklarıdır.
4 yorum:
bir sürü kölenizin var olduğunu kabul ediyorum. kimisi mental, kimisi sadece sexual, kimisi... vs. 7/24 süregelen bi şey değil mi dominant "dürtü" ? yani underground bir hayat değildir...
size bu kadar köle olanlar varken, hiç günlük hayatta bunun getirebileceği egoistliği yaşadınız mı ? her zaman ego kontrolü mümkün olmuyor diye düşünerek bunu sordum. mesela günlük hayatta üst makamdan biri sizi azarlayabilir, o an ne hissediyorsunuz ? (bu soruyu da tamamen örnek üzerinden sordum. Daha iyi anlatabilmek adına.)
bir kölenizin sizin ( tamamen kurgusal yaklaşıyorum örnek vermek için) iş hayatında yaşadığınız başarısızlığı görmesinden çekindiniz mi ?
master olmak zor olmalı. blogu okuduğum kadarıyla felsefik bir yaklaşımla oldukça ciddiye alıyorsunuz bunu ki bence de böyle olmalı diye düşünüyorum.
içsel yönetim sürecinizi nasıl ayarlıyorsunuz ? bu sizi hiç yoruyor mu ? bunun üstesinden nasıl geliyorsunuz ?
Efendim sizin köleniz olmak isterim 😔
Neden yazmıyorsunuz artık? Buraya yazdığınız tarzdaki ilişkilerinize ara verdiğiniz için mi, yoksa size buraya yazma ilhamı verecek bir köleniz olmadığından mı?
Ne hissetmeliyim bilmiyorum.. karışık bir duygu.
Yorum Gönder