
Yemek, içmek, iletişim kurmak, kendini ifade etmek, tatil yapmak, birşeyler yaratmak, dinlenmek gibi bir ihtiyaç gibi görülse de cinsellik tüm bunların ötesinde gizil öğrenme yoluyla edinilen ve bir kimlik olarak bize yapışan bir ihtiyaçtır. Diğer tüm fiziksel ve sosyal ihtiyaçların gizemi pek yok fakat cinselliğin kökenleri beynimizin bilmedigimiz karanlık köşelerinde gizlenmeye devam etmektedir.
Örnek vermek gerekirse en basitinden, bir erkek plajda yarı çıplak hatta üstsüz güzel bir kadına en fazla 10 dakika bakar sonra etkilenmez.
Fakat metroda etegi hafif açılan üstelik naylon corap ve cizmesi bulunan bir kadın onu deliye döndürecek kadar cinsel olarak tetikleyebilir. Bir porno filmdeki apaçık seks sahnesini gordugunde tahrik olsa bile sıradan bir sinemada Temel İçgüdü filmini izlerken Sharon Stone'un polis'ün gözünün icine bakarak başka bir adamın altına inledigini gormek porno filmden bin kat tahrik edici olabilir. Neden mi? Bilmiyorum. Bilemiyoruz. Fakat tamamen bilgimiz dışında olan bir şeyden sözetmiyoruz cinsellikten sözettiğimizde.
Fakat metroda etegi hafif açılan üstelik naylon corap ve cizmesi bulunan bir kadın onu deliye döndürecek kadar cinsel olarak tetikleyebilir. Bir porno filmdeki apaçık seks sahnesini gordugunde tahrik olsa bile sıradan bir sinemada Temel İçgüdü filmini izlerken Sharon Stone'un polis'ün gözünün icine bakarak başka bir adamın altına inledigini gormek porno filmden bin kat tahrik edici olabilir. Neden mi? Bilmiyorum. Bilemiyoruz. Fakat tamamen bilgimiz dışında olan bir şeyden sözetmiyoruz cinsellikten sözettiğimizde.

Özgür birey ne yiyecegine , neyi nasıl lezzetli bulduguna kendisi karar verebilirken cinsellikte ne hissedecegine toplumsal, dini ve ahlaki normalar karar vermekte. Bunlar da bize ogrenilmiş patalojik durumlar olarak yansımaktadır.
"Tek eşli ol ve ömür boyu aynı erkekle (ya da aynı kadınla) seviş!" Mesajların en baskını budur. "Evli kadın'a cinsel arzu duyma, o sadece kocasının cinsel arzu nesnesidir!!!" bu da bildik bir mesaj oyle degil mi?
"Bir kadınla yataga gir, mümkünse cocuk dogurmak icin ciftles, birkac standart pozisyonda sevis ve sonra arkanı dön ve yat. Kadının da görevi zaten sana bu yolla hizmet etmek degil mi?"...Bu mesaj da bircok türk erkeginin beynine kazılmış degil mi?

Toplumsal cinsellik kuralları ve ogretilenler cinselliği genelde fiziksel bir "eylem" olarak tanımlarlar. Benim bu tanıma iki taraftan da itirazım var.
BİR: Cinsellik fiziksel olarak sınırları olan birşey değil , daha çok beyinsel bi haz ve keşfetme alanıdır.
İKİ: Cinsellik bir "eylem"e indirgenemez, cinsellik çoğu zaman bir ruhsal "durum"dur.
Bu bir tez değil, doğrudan toplumsal geleneksel cinsellik öğretisine karşı duran başka bir paradigmadır.
Bu farklı cinsellik doktrinini ve paradigmasını şekillendirmeme yol açan en önemli argümalarımdan kısaca sözetmek isterim.
Cinsellik sadece eylemse niçin her gün yanında yatan bir eşi olmasına rağmen bir adam evlilikten kısa bir süre sonra hatta aynı anda başka kadınlarla birlikte olmayı hayal eder, ya da onlardan heyecan duyar?
Madem seks bir eylemse, her gece o eylemi gerçekleştirebilecekken cogu kez arkasını doner ve yatar ama gündüz işyerindeki satış temsilcisi kızın bacaklarına goz ucuyla doya doya bakmak için tüm konsantrasyonunu yitirir?
Madem seks bir eylemden yani sikme, becerme eyleminden ibaretse bu eylemi gerçekleştiren bir çift niçin fantazi kurar ve bu eylem sırasında konuşurlar , mumlar , kokular , seksi iç çamasırlarının yardıma kosmasını saglarlar? Hayır! Seks bi eylem degil, durumdur! Bir an'dır ve an'da bedenin sürüklendigi bir vadidir. O vadide bir akşam rüzgardır.
Madem seks bir eylemse, her gece o eylemi gerçekleştirebilecekken cogu kez arkasını doner ve yatar ama gündüz işyerindeki satış temsilcisi kızın bacaklarına goz ucuyla doya doya bakmak için tüm konsantrasyonunu yitirir?
Madem seks bir eylemden yani sikme, becerme eyleminden ibaretse bu eylemi gerçekleştiren bir çift niçin fantazi kurar ve bu eylem sırasında konuşurlar , mumlar , kokular , seksi iç çamasırlarının yardıma kosmasını saglarlar? Hayır! Seks bi eylem degil, durumdur! Bir an'dır ve an'da bedenin sürüklendigi bir vadidir. O vadide bir akşam rüzgardır.
Seks'i bir eyleme indirgemek sadece aile içinde seks yapin ve bu da mümkünse cocuk sahibi olmaya yarasın anlayısıdır. Seks bir eylemdir ve erkege haz üretmek ve türün devamlılıgı icindir seklinde bir anlayış tamamen politiktir ve malesef hepimize ogretilmistir. Seks sadece bir sikiş eyleminden ibaret olsaydı jartiyer, seks shop, kozmetik vb. "durum" yaratan yardımcılara niye ihtiyaç duyulsun ki? Seks sadece bir eylem degidlir hatta eylem kısmı , sikişme kısmı yani, en kücük yanıdır. Seks eylem değil bir "DURUM" dur. Cinsellik bir durumu ifade eder ve o durum içinde , insanın arkaik bilinçaltı ndaki duygulanımları ve arzulanmalarını anlatır.
Cinsellik bedenden önce bilincaltında yani beyinde (kiminize göre ruhta) gerçekleşir. Karşı komşuyla balkonlarınız arasında kısa bir mesafe var ve karşı komsunuz ciplak şekilde perde açıkken evinde geziniyor. Ortada gezinme eylemi dışında bir eylem yok. Fakat sizin o an yaşadığınız hisler ve duygulanımlar var. Durum yani. Ortada cinsel bir durum var.
( Bu konu hakkında sayfalarca yazarım fakat anlayan anladı diye düsünerek kısa kesiyorum. Sonuçta makale degil blog yaziyorum. )
Yukarıda cinselliğin eylem degil bir durum ve fiziksel değil beyinsel bir heyecanlanma oldugunu belirtmiştim.
Şimdi kısaca beyinselliğe değinmek istiyorum. Cinselliğin sadece fiziksel bir haz olarak gormeyenlerin öyküsü şu şekilde gelişiyor. Yani şanslı azınlıgın:)))

Bir gün toplumsal kuralların bizim integrity'mizi yani bütünlüğümüzü bozmaya zorlayan bir iskence oldugunu gordugumuzde (ki görebilirsek demek istiyorum) cinsel kimliğimzile tanısmaya baslıyoruz. Benim beynimi cinsel olarak harekete geciren seyler ne sorusunu daha durustce yanıtlayacak bir olgunluga kavusanların sayısı az da olsa, diyelim ki bu soruyu da sorduk.
Orada genelde hic de toplumsal olarak kabul edilmeyen arkaik bir dünya buluyoruz. Modern dünyanın sundugu standart cinsel "eylem"lerin dışında bir şey....
Orada genelde hic de toplumsal olarak kabul edilmeyen arkaik bir dünya buluyoruz. Modern dünyanın sundugu standart cinsel "eylem"lerin dışında bir şey....
Cinselliğin yeme içme ihtiyacı (yani açlık) kadar kolay anlaşılır ve kolay açıklanabilir bir ihtiyacın ürünü dogan bir durum olmadıgını farketmek büyük bir devrimdir. Bu gerçekle yüzleşmeye başlayınca cinsel durumların bizi tahrik ettigini kabul edip, artıl hangi cinsel durumların bizi harekete gecirdigini de tanımlamak kolay oluyor.

Ya da sadece tüm bunların düsüncesi!!! Hatta cogu kez bunları gerçekleştirmek degil bunları dusunmek bile bir cinsel DURUM olarak beynimizin derinlerindeki karanlık dünyayı besleyebilir.
Köle efendi ilişkisine gelecek olursak...Köle efendi ilişkisi her ne kadar cinsel prensiplere göre kurulu olmasa da benim kişisel yorumum ozunde cinsel bir ilişkidir. Teslimiyet, efendinin malı ve kopegi olmak, bedenen ve ruhen ona ait olmak zaten tüm cinsel durumları efendiye teslim etmek anlamına gelir.
Efendi bu teslim aldıgı ve hükmettigi bedeni ve beyni cinsel olarak kullanır ya da kullanmaz, ama bu teslim olma "durum"unun herkesten ve herseyden once köleye derin bir cinsel haz verdigini dusunuyorum.
Efendi bu teslim aldıgı ve hükmettigi bedeni ve beyni cinsel olarak kullanır ya da kullanmaz, ama bu teslim olma "durum"unun herkesten ve herseyden once köleye derin bir cinsel haz verdigini dusunuyorum.
Zaten matematiksel olarak bir kolenin biyolojik ve ruhsal ve de sosyal kimlik olarak tamamen efendisine ait olması, olaya cinsel bir teslimiyet de katıyor. Olayın özündeki büyük cinsel potansiyel köle efendi ilişkisini cinsel bir ilişki olarak sınırlama riskini getirir. Bu nedenle de deneyimli efendiler, cinselliği daha cok söylem ve durum olarak yasamayı fiziksel olarak daha az cinsellik yasamayı ön planda tutarlar. Kole efendi iliskisnin özünde yatan itaat ederek özgürleşmenin düsünsel calismalarına da yeterli zamanı ayırırlar.
Fakat bu son paragraf ayrı bir yazının konusu.
Fakat bu son paragraf ayrı bir yazının konusu.
Özetle cinselliği fiziksel bir eylemden beyinsel bir durum'a taşıyanların gerçekten İntegrity yani bütünlüğe yaklaştıgını dusunuyorum. Siz ne diyorsunuz tüm bunlara?
6 yorum:
dişi kölenin efendim dedgi sen misin?
Evet benim, keşfetmek zor olmamış olsa gerek.
Yanlış anlamayın ama hayatımda sizin kadar etkileyici bir adam görmedim,görmemde.Siz nasıl Türk erkeğisiniz ben anlamadım? Hani standart bir Türk erkeğinin aksine psikolojiyle/felsefeyle ilgilenme,bol kitap okuyup bilgi sahibi olma,insanı tanıma gibi şeylerle ilgilenmeniz çok çok güzel.Ayrıca inanılmazda zeki olduğunuzu düşünüyorum yazdıklarınızdan yola çıkarak.Bir kadın olarak gördüğüm yerde,istediğiniz anda kendimi sunacağım terk erkeksiniz.Nokta.
Edit : Hayalimdeki erkek.Türkiyede böyle canlılar olduğunu keşfettim,mutluyum.Teşekkürler.
Evelyn.
Sevgili Evelyn, güzel sözlerin için teşekkürler. "Nokta" yazarak bitirdigin cümle "standart" bir erkek için gayet cezbedici olabilir diye düsündüm bir anda. Neyse ki standart bir erkek degilim ve sadece iltifat olarak alıyorum yazdıgını.
Fakat gerçekten umutsuz olma derim sana; beyniyle, erkekligiyle, aklıyla ve zekasıyla bir bütün olarak insan olmak az da olsa bircok insanın basarabildigi bir sey.
Asıl önemli olan senin gibi akıl, insan, okumak, zeka, kültür, cok yönlü düsünme gibi şeylere önem veren kadınların az olması.
Sana rastlamak bu anlamda cok guzel. İletisim kurmak istersen reddominum@gmail.com adresien mesaj atabilirsin.
Sevgiler
Red
Yazınız her zaman ki gibi etkileyici, bazı insanların halâ üreme organlarıyla düşünmediğinin ispatını sunmuşsunuz. yazıdan çok Evelyn arkadaşımızın 'yanlış anlamayın ama' gibi çekingen bir şekilde başlayan mesajının 'kendimi sunacağım tek erkeksiniz' gibi cüretkar bir şekilde bitmesi ilgimi çekti, hayırlısı bakalım diyerek bitirmek istiyorum.
Esir Ruh
Sevgili Esir Ruh,
bir efendinin kendi egosunun ve peşinden kostugu takıntı ve saplantılı arzularının mümkün oldugunda sıfırlanmış olması gerekir. Cinsellik de böyle. Kölelerimle cinsel anlamda hiçbir temasım olmayabilir de. Yeterince cinselliğe tok ya da "aç olmayan "birdir efendiler. Bu nedenle cisellikte tensel hazzın ötesinde beyinsel tahrik daha önemli kendi adıma. Hem köle hem efendi için.
Dikkatli bir okuyucum oldugun icin seviniyorum.:) Sevgiyle
Yorum Gönder