24 Ocak 2013 Perşembe

Ceza, Küçük Kızlar ve Ayıcık Oğlanlar



Küçük Kızlar ve Cezalandırılmak:



Küçük kızların Efendilerini hiç üzmek istemediklerini biliyoruz.

 Zaaflarına yenilip ya da özensizlik yüzünden Efendilerini üzen köleler  de bunun cezasını çekmediklerinde hep kendilerini kötü hissederler.


Efendinin cezayı vermesi kendi Ego'sundan değil kölenin bunu HAKETMİŞ olmasından kaynaklıdır.

Evet , ceza bir hakediştir. Alacaklısı da küçük kölemizdir.


Bu nedenle sırf "seans" olsun diye küçük kızlarımı dovme bağlama törenleri yapmayı sevmem. Çünkü hem anlamını yitiriyor, hem de etkili bir ceza olarak kölenin üzerindeki etkisini yitiriyor durduk yerde sık sık cezalandırma yapmak.

İyi bir Efendinin kölenin ruhuna iyi gelecek cezaları bulması ve doğru zamanda kullanması önemli. Sadece anımsatmak istedim.




Yalnız Ayıcıklar Yani Ego Oğlanları:

Efendi eğer ki   yalnız bir oyuncak ayıcık ise, ve egolarından  öte bir vizyonu ve insan psikolojisi anlayışı yoksa,  her şeyi bahane ederek cezalandırma işlemine girer.

Köle Efendi ilişkisinin bir ruhu ve dengesi olduğunu bilmeyen Efendi bozuntularından geçilmiyor ortalık. Kendi bloglarında atıp tutan ama karşısındaki submissive kişinin bir insan oldugunu ve aslında görünenin ötesinde çok derin ve zengin bir malzemeye sahip oldugunu farketmeyen bu Efendi bozuntuları, ne ERDEM bilirler, ne gerçek DİSİPLİNİN yararını, ne CEZA'nın anlamını... Tek bildikleri fiziksel bir eylemden ibaret olan mumlamalar, kırbaçlar, aşağılamalar vs.




Bu demek değil ki bir Efendi içinden geldiğinde kölesini istedigi gibi kullanamaz. Elbette ki köle, küçük kızlarımız, bizim hizmetimizdelerdir. Hem bedenen, hem ruhen...Bundan gurur ve mutluluk duyarlar.  Efendi hiç sebepsiz yere de kölesinin canını yakmak isteyebilir... Fakat bunu bile kölenin o iç dünyasına linklemelidir, İç dünyasından çıkan bir ilmek'ten tutup onun derinine kadar o bedensel siddetin anlamını salmalıdır.

 Efendi bir şelaledir... Yaptığı, söylediği, yapmadıgı ve söylemediği herseyi sonunda kölenin içindeki şelale ile buluşturmayı bilmelidir.

Yoksa "Keyif benim kime ne?" diyerek tüm bir ilişkiyi, kölenin tüm iç dünyasındaki zengin malzemeyi, bu sıradışı deneyimi çöpe atmış ve sadece fiziksel bir oyuncaklık durumuna indirmiş olur.

Submissive bir kadını sadece oyuncaklaştıran, ruhsal bağlantı kurma becerisinden yoksun (ya da bu bağlantıdan yavru kedi gibi korkup kaçan) oğlancıkların Efendi diye gezinmesi ne komik. Bu oğlancıklar, küçük kızlarımıza (kölelerimize) Efendi duruşu sergileyemezler.

Hatta daha da ileri götüreyim, bu küçük kızlar , bu efendi bozuntusu oğlancıkların yanında daha Efendi duruyorlar benim gözümde.






















5 yorum:

Adsız dedi ki...

Son resim.. Cok acimis gibi duruyor .. Tresor

Red Dominum dedi ki...

hiç de aşırı acıtıcı birşey degil. kızarıklıklar yanıltmasın. Zerre kızarıklık bırakmadan daha cok can yaktıgım oldu emin ol

Adsız dedi ki...

nasıl??? anal?

Sakincali Sanrilar dedi ki...

"Submissive bir kadını sadece oyuncaklaştıran, ruhsal bağlantı kurma becerisinden yoksun (ya da bu bağlantıdan yavru kedi gibi korkup kaçan) oğlancıkların Efendi diye gezinmesi ne komik. Bu oğlancıklar, küçük kızlarımıza (kölelerimize) Efendi duruşu sergileyemezler."Başka söze gerek yok.Elinize sağlık... <3

Red Dominum dedi ki...

Sakincali sanrılar. Teşekkürler yorum icin