16 Kasım 2011 Çarşamba

Gel dizimin dibinde emrimi bekle sevgili oyuncağım

Sen!
Kendi isteğinle emrime ve zevkime itaat etmeyi seçen,
Sevgi , saygı ve özenle yaklaşarak eğitilmeyi disipline edilmeyi isteyen
Bedeninin her noktasıyla bana teslim olup, benim oyuncağım olmayı deli gibi isteyen,
Şablonlardan kurtulup, benimle ya hiç iletisim kurmamak ya da en sağlıklı iletişimi kurmak arasında doğru tercihi yapma cesaretini gösteren....
Sen!
Kölem...



Gel dizimin dibinde otur ve emirlerimi bekle...
Suskunluğumun yarattığı boşluğa sıkılmadan bak
Sana hep öğrettiğim gibi başın her zaman dik,  gözlerin mutluluk dolu olsun
Sen!
Sırtında dış izlerim, kemerimin ve kamçımın izleri olan.
Göğüslerinde bıraktığım morluğu arma gibi gururla taşıyan
Kıskançlık zehrinden kendini bağlılık ve disiplin panzehiriyle temizleyen
Erdemli bir duruşu en edepsiz karanlık noktaların tütsüsüyle bulan
Yalansız ve duru bir oyuna devam eden
Sen , ey oyuncağım....
Gel dizimin dibinde otur ve seninle oynamamı bekle...

Kadınlığını teninle de beyninle de bilinclaltınla da keşfet.
Bugün etinin içine kadar giren benim tenim degil ruhumdu...Agzına akan beden sıvılarım degil, şarabımdı.
Sarhoşluğunun nedeni bu.

Sen! Oyuncagim!Malım
Başın dimdik , sana verdigim disiplinle emirlerimi bekle!

2 yorum:

Barney Sikerson dedi ki...

keske her hatun yerini bilse ama olmuyor iste toplaniyor millet bir hatunun gotunu kaldiriyor kaldiyor geri yer yuzune inmek bilmiyorlar.

Red Dominum dedi ki...

Barney, benim kölelerim yerini bilir. Yeter ki egolarla ortaya cıkip senin dedigin gibi altı bos bir küstahlıgın bir yararı olmadıgı gercegiyle yüzlesme cesareti gostersinler.
Yorumun icin tesekkurler